Serkan Tavşanoğlu'nun Blogu

SABAH GAZETESİ, MAG DERGİ ve SİNEMALAR.COM'da yayınlanan YAZI ve RÖPORTAJLARIM...



Dünya sinema tarihinin en çok izlenen filmlerinden biri olmayı başaran “Titanic”in yönetmeni James Cameron, en az “Titanic” kadar ses getireceği düşünülen “Avatar” filmi ile, 12 yıl sonra yeniden yönetmen koltuğunda.

237 milyon dolar bütçeli film için, dünya çapında kapsamlı bir pazarlama çalışması yürütülüyor. Yapılan çalışmalar sayesinde “Avatar”ı izlemek için heyecanlanan insan sayısı her geçen gün artıyor. 

Bu amaç doğrultusunda ülkemizde de özel bir etkinlik düzenlendi. 21 Ağustos Cuma günü; İstanbul, Ankara ve İzmir’de gerçekleşen “Avatar” gösterimlerinde, filmin 15 dakikalık özel görüntüleri sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. (Etkinlik davetiyesi aşağıda.)


Bulunduğum salonda gösterime katılan herkes, film çıkışında heyecan içindeydi. Filmin tamamını izleme hevesiyle gelenler ise, büyük bir hayal kırıklığı yaşıyordu.

18 Aralık’ta vizyona girmesi planlanan “Avatar”; 22. yüzyılda geçen bilim kurgu türündeki bir hikayeyi destansı bir dille anlatarak, fantastik bir masal sunuyor seyircisine.

Filmin baş karakteri Jake Sully rolünde izlediğimiz Sam Worthington, “Terminatör: Kurtuluş”tan sonra yine tuhaf deneylerin içinde buluyor kendini. Gönüllü olarak gönderildiği “Pandora” adlı uyduda, insan görünümlü, mavi vücutlu varlıkların kabile halinde yaşadığı Na’vi halkı ile tanışıyor ve içlerine karışıyor.

Pandora’da geçen sahneler, görsellik ve efektler açısından büyüleyici. İnsanın başı dönüyor adeta!

Avatar” hakkında daha fazla konuşarak filmin gizemini yok edip, büyüsünü bozmayalım. Heyecanla 18 Aralık’ı beklemeye devam...




Sinemaseverleri sonbaharda güneye göç ettirecek 46. Antalya Altın Portakal Film Festivali ile eş zamanlı olarak, festivalin kendisi kadar heyecan verici bir organizasyon daha hayata geçiriliyor. “Altın Portakal Kültür ve Sanat Günleri” isimli bu organizasyon; Ankaralı sanatseverlerin ve iş dünyasının yakından tanıdığı Dr. Meral Dinçer’in yönetimindeki Fonda Grup tarafından düzenleniyor.

9-18 Ekim 2009 tarihleri arasında Antalya Atatürk Kültür Parkı’nda gerçekleştirilecek “Altın Portakal Kültür ve Sanat Günleri”nde, yüzlerce sanatçı ve sanatsever biraraya gelecek. Her türlü sanat ve el sanatı ürünlerinin sergileneceği bu organizasyon; dans gösterileri, atölyeler, imza günleri ve konserler gibi yan etkinliklerle, festival takipçilerine farklı bir festival deneyimi yaşatacak.



Etkinliği düzenleyen Fonda Grup’un Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Meral Dinçer, “Bu coşkulu ortamı sanatçılarla birlikte yaratmak, bu organizasyonu bir sanat şölenine dönüştürmek için kolları sıvadıklarını” söyleyerek; tüm Antalyalılar’ı ve festival takipçilerini “Altın Portakal Kültür ve Sanat Günleri”ne davet ediyor. Etkinliğe Ankara ve İstanbul’dan da çok sayıda katılımcı eşlik edecektir eminim.

Yaptığı tüm çalışmalarda öncelikle “insana” değer vererek, herkesin sevgisini kazanan Dr. Meral Dinçer ve ekibinin hazırladıkları bu özel organizasyon sayesinde, “Altın Portakal” bir başka güzel olacak bu yıl!

 


Bu yıl 20.si düzenlenecek Ankara Uluslararası Film Festivali, dünyanın her köşesinden onlarca filmi ayağınıza getirecek. 12-22 Mart 2009 tarihleri arasında gerçekleşecek festival kapsamında, çok hoşunuza gideceğini düşündüğüm bir etkinlik düzenleniyor.

Etkinliğin adı “Beyaz Gece”. Beyaz şarap ikram edilen bir parti anlamına gelmiyor bu. Sabaha kadar film izlenecek bir geceden bahsediyorum. 14 Mart Cumartesi gecesi saat 23:59’da başlayacak olan “Beyaz Gece”de, sabahın ilk ışıklarına kadar üç ayrı film gösterilecek. 


Bu özel sinema gecesinde, ünlü İngiliz yönetmen Mike Leigh’ın Oscar’a aday gösterilen son filmi “Daima Mutlu”yu (Happy-Go-Lucky) izleyebileceksiniz. Festival çevrelerinde “2008’in en iyi filmi” olarak gösterilen İsveç yapımı “Gir Kanıma” (Let The Right One In) ise “Beyaz Gece”nin diğer konuğu olacak. 

Geceye katılmak için rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Sinema aşıklarına duyurulur.



“Altın Portakal” ve “Altın Koza”yı anladık da, bir filmin “Altın Bamya” ile ödüllendirilmesi ne anlama geliyor? Ben de aynı soruyu sordum, “Altın Bamya Ödül Töreni”ni ilk duyduğumda.

 

“Altın Bamya”,  Türk sinemasında erkek egemen bakışın ağırlığına ve kadınlara dair oluşturulan yanlış algılara tepki olarak ortaya çıkan bir oluşum. Kısaca bu içeriğe sahip filmleri eleştirmek amacıyla dağıtılıyor “Altın Bamya”lar. Bu törende ödül almak değil, almamak marifet.

 

Bu ödüllere neden “Altın Bamya” isminin verildiğini tahmin etmek zor değil. Pek de iyi niyetli olmadıkları anlaşılan Altın Bamya” ön jürisinin, 2008’de vizyona giren yerli filmler arasından belirlediği adaylar içinde “Recep İvedik”, “Issız Adam” ve “Üç Maymun” gibi popüler yapımlar da var.

 

Kazananlar, 15 Mart’ta düzenlenecek olan “1. Altın Bamya Ödül Töreni”nde açıklanacak. "Altın Bamya" tutacak elleri şimdiden merak ediyorum!



İstanbul Film Festivali dahil olmak üzere, birçok sanat etkinliğine ev sahipliği yapan Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, 9 Şubat Pazartesi akşamı, en kalabalık ve hareketli günlerinden birini yaşadı.


Binlerce insanı Lütfi Kırdar’da buluşturan olay, ilki izlenme rekoru kıran “Recep İvedik” serisinin devam filmi “Recep İvedik 2”nin galasıydı. 13 Şubat Cuma günü tüm Türkiye’de gösterime girecek filmi, herkesten önce izleyen davetliler arasında ben de bulunuyordum.


Recep İvedik”in dev kartonetleri ile çevrili kırmızı halı üzerinde yürüyerek girdim salona. Galaya katılacak ünlü konuklardan görüntü alabilmek için kuyruk oluşturan kameramanlar çarptı gözüme ilk olarak. Film öncesinde düzenlenen kokteyl, ünlü konukların da katılımı sayesinde oldukça hareketli geçti.



 
“Recep İvedik 2”nin galasında gözüme takılanlar:


  • Filmin galasına sinema dünyasının yıldızları ilgi göstermedi. Galaya Orhan Gencebay, Cem Özer, Metin Şentürk, Tolga Karel, Ece Gürsel ve Tuğba Ekinci gibi müzik-magazin camiasından ünlü isimler katıldı.

  • Galada izdiham yaşanması nedeniyle, birçok konuk filmi ayakta izledi; bir kısmı da filmi izleyemeden salondan ayrıldı.

  • Şahan Gökbakar galaya, sevgilisi Doğa Rutkay ile birlikte katıldı. Girişte bir basın ordusu ile karşılaşan Gökbakar, “İstanbul’da bu kadar çok kameraman var mı” diyerek şaşkınlığını dile getirdi.

  • Şahan Gökbakar’ı görüntüleyen kameramanlar ve kendisine soru yöneltmek isteyen muhabirlerden oluşan kalabalık içinde bazı basın görevlileri işlerini yapmakta zorlandı.



  • Film başlamadan önce salona giren Şahan Gökbakar, alkışlar eşliğinde karşılandı. Sahneye çıkıp konukları selamlayan Gökbakar, filmine yönelik eleştirilere gülüp geçtiğini, “Bu filmi izlediğiniz için sosyal çevrenizden dışlanacaksınız” sözüyle ifade etti.

  • Filmin oyuncu kadrosunda yer alan, “Hakan İvedik” rolündeki Efe Babacan ve “Ali Kemal” rolündeki Çağrı Büyüksayar’ın basın önüne çıkarılmayışı ve basının sadece Şahan Gökbakar üzerine yoğunlaşarak diğer oyuncuları göz ardı etmesi, gala gecesinde dikkat çekici hatalardan biriydi.



  • Doğa Rutkay’ın, filmde hiçbir görevi olmadığı halde, sürekli basının karşısında olması ise malzeme arayan magazincilerin işine yaradı.

  • Recep İvedik 2”yi binlerce seyirci Şahan Gökbakar ile birlikte kahkahalar atarak izledi. 

  • Film sonrasında fotoğraf çektirmek isteyen hayranlarının akınına uğrayan Şahan Gökbakar’a, sevgilisi Doğa Rutkay yardımcı oldu.

  • Gecenin sonunda Cem Özer, Yüksel Aytuğ ve Ömür Gedik’in tebriklerini kabul eden Şahan Gökbakar ve yapımcısı Faruk Aksoy oldukça keyifli görünüyorlardı.

  • Faruk Aksoy, Şahan Gökbakar’a “Birtanem” diye hitap ediyordu.



  • Galaya beraber katılan Mehmet Aslan ve Sinem Kobal, kendi filmleri “Ayakta Kal” haber bile olmazken; basının Şahan Gökbakar’a gösterdiği ilgi karşısında ne hissettiler, bilemiyorum.


 
* ÖZEL RÖPORTAJ:  Şahan Gökbakar ile geçtiğimiz yıl "Recep İvedik" filmi öncesinde Sinemalar.com için yaptığımız özel röportajı okumak için tıklayın.




!f İstanbul 12 Şubat’ta başlıyor. Filmlerinizi seçtiniz mi?


Basın Bülteni


Bu yıl 12-22 Şubat 2009 tarihleri arasında Beyoğlu AFM Fitaş, AFM İstinyePark, AFM Caddebostan Budak ve Emek sinemalarında gerçekleşecek “!f İstanbul AFM Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali” için geri sayım başladı. Birbirinden leziz, bol ödüllü 70’e yakın yapımın gösterileceği “!f İstanbul” programında herkes için bir film bulunuyor.


Toronto ve Sundance gibi prestijli festivallerde gösterimleriyle büyük ses getiren, uluslarası platformda ve gösterildiği diğer ülkelerde çok beğenilen yeni yapımların da yer aldığı zengin film programı ile dikkat çeken “!f İstanbul”da gösterilecek filmlerden bazıları bu yıl 12 ayrı kategoride Oscar ödülü için yarışacak. Oscar ödüllerinin sahipleri 22 Şubat’ta (!f İstanbul’un kapanış günü) açıklanıyor.

 



!f Ankara ise 26 Şubat – 1 Mart tarihlerinde Ankara AFM Cepa Sineması’nda izleyicisiyle buluşuyor.


Festival programını incelemek ve film tercihlerinizi yapmak için festivalin web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

 



Günler olmuş bloguma dokunmayalı... Bazen yaşamaktan, yazmaya vakit bulamıyorum; bazen de yaşadıklarımı ve ileride yaşamak istediklerimi düşünmekten. Gün boyu “yazarak” çalıştığım için, akşamlarımı daha “sosyal” zevklerime ya da sadece kendime ayırmayı tercih ediyorum aslında. Biliyorum, bu geçerli bir mazeret değil; madem açtık bu blogu, yazacağız öyleyse...

 


 

 

Yasemin Mori Kendi Şehrinde Sahnede!

 

Yasemin Mori ile bizi Selma’nın tanıştırdığını, sonrasında MAG dergisi için yaptığımız röportaj sayesinde kaynaştığımızı söylemiştim. (Röportajı okumak için lütfen tıklayın.) Ancak daha önce sahnede hiç izlememiştim Yasemin’i. 

 


 

8 Ocak Perşembe gecesi, Yasemin Mori’nin hisli şarkılarını kanlı canlı dinlemek için IF Performance Hall’de yerimi aldım ben de. Doğrusunu söylemek gerekirse; bu kadar iyi bir performans beklemiyordum ondan. Sahnede bir sertleşip bir yumuşayan (aklınıza başka birşey gelmesin!), “nasıl görünüyorum” kaygısından çok uzak ve doğallığı ile herkesi büyüleyen bir solist izledim ben o gece.

 

Seyirci ile kurduğu ilişki, ansızın değişen mimikleri, heyecanı, içinden taşarcasına fışkıran coşkusu, orkestra ile şahane uyumu, şarkılarını hissederek ve hissettirerek yorumlayışı ve belki de en önemlisi, bütün bir konseri sadece kendi şarkılarından oluşan bir repertuar eşliğinde götürebilmesi... Bütün bunlar Yasemin’e olan inancımı sağlamlaştırdı.

 

Yasemin Mori, müzik dünyasında fark yaratacak ve belki de ileride birçok müzisyene ilham olacak bir isim. Röportajda kendisine yönelttiğim sorunun cevabını ben verebilirim şimdi: O, şüphesiz geleceğin yıldızı!

 

* Yasemin Mori ile yaptığım röportajı okumak için tıklayın.

 

 

Cem Adrian Yeni Albümünü Ankara’da Tanıtıyor

 



Şarkıcı kimliği bir yana, Cem Adrian; sevdiğim, keyif alarak sohbet ettiğim bir insan. Hatta sanılanın aksine, sıcak ve esprili biri. Konuk olarak katıldığı radyo programımda yaptığı “ince esprileri” dinlemek isterseniz tıklayın.

 

Sporun birebir işe yaradığını kanıtlayan “yeni vücudu” ve önceki çalışmalarının önüne geçmeyi başaran yepyeni albümü “Emir” ile Cem Adrian tekrar gündemde...

 

Bana göre en az dört sağlam hit çıkar bu albümden. Yıllarca radyo programcılığı yapmış biri olarak; bu albümün sadece alternatif bir dinleyici kitlesine ulaşmayacağını, “Nereye Gidiyorsun” ve “Anladım(Pamela ile düet) adlı şarkıların radyolarda sıkça rotasyona gireceğini söyleyebilirim.

 

Albümde benim favorilerim ise “Emir” ve “Aşk Hep Sende”. Bu şarkılarda Cem, tam istediğim gibi, insanın canını acıtan şarkı sözlerinin altına yer yer elektronik ritimler yerleştirerek, tempoyu yükseltiyor ve dinleyeni esir alan o ağır havayı dağıtıyor gibi görünse de; aslında bu düzenleme ile dinleyicinin hassasiyetini arttırarak, müziğin büyüsüne kapılmasını sağlamış oluyor.     

 

Bu duyarlılığı Cem’in kendisi de yaşıyor. Şarkı söylerken gözlerinin sürekli kapalı olmasının nedeni budur belki de...

 

22 Ocak Perşembe gecesi yine kapatacak gözlerini ve söyleyecek şarkılarını. Repertuar yeni, imaj taze; daha ne olsun! Cem Adrian’ın Ankara IF Performance Hall’de vereceği konser güzel olacak  güzel...

 

* Cem Adrian ile yaptığım röportajı dinlemek için tıklayın.

 


Hande Yener Yeniden Ankara’da

 


 

Sanırım bu blogda en çok adı geçen sanatçıların başında geliyor Hande Yener. Yaptığımız röportajdan beri, düzenli olarak konuk ediyorum bu sayfalara kendisini. (Ne röportajdı ama! Hatırlamak isterseniz tıklayın.)

 

Menajeri (ve tabii sevgilisi) Kadir Doğulu ile konserden konsere koşturuyor bugünlerde Hande Yener. Son albümün üzerinden çok zaman geçtiği için, promosyonu ile de ilgilenmiyor artık. Sırada yeni albüm ve yepyeni şarkılar var. Haberler için takipte kalın.

 


 

Hande Yener’i sevseniz de sevmeseniz de; onu mutlaka canlı dinlemelisiniz. Elektronik müziğin sunduğu tüm imkanları kullanarak, adeta bir albüm kaydı yapıyor sahnede Hande Yener. Ses kalitesi öylesine yüksek, altyapılar öylesine iyi ve Hande Yener’in yorumu o kadar kusursuz ki, albümden farkı kalmıyor kulağınıza ulaşan müziğin. Bir de buna dansçılar, ışık gösterileri ve Hande’nin göz alıcı sahne kostümleri eklenince; coşuyor da coşuyor kalabalık.

 

Hande Yener’in sahne performansına tanık olmak isteyenler, 30 Ocak Cuma akşamı Ankara Dip’te vereceği konseri kaçırmasınlar. Altını çizmek gerek sanırım; konser Tunalı Hilmi Caddesi’nde Starbucks’ın karşısındaki Dip’te gerçekleşecek. Esat Dörtyol’daki Dib Sahne ile karıştırmayın lütfen.

 

* Hande Yener ile yaptığım röportajı okumak için tıklayın.




Yaklaşan yeni yıl heyecanı da olmasa, Aralık ayı hiç çekilmez bence. Giderek soğuyan hava, ılık bahar akşamları için aylarca beklememiz gerektiğini hatırlatıyor bana. Aslında insanın keyfi yerindeyse, yağmuru çamuru dert etmez ama yine de kan dolaşımımın hızlandığı zamanlarda daha mutlu oluyorum ben.

 

Öyleyse birşeyler yapmalı ve bu ayı da atlatmalıyız. Size bazı önerilerim var:

 

Britney Spears “Circus” Albüm Tanıtım Partisi

 


 

Britney Spears’ın yeni albümü “Circus”un tanıtımı amacıyla tüm dünyada düzenlenen partilerin Türkiye ayağı 19 Aralık Cuma gecesi Beyoğlu Andon Pera'da gerçekleşecek. Bu özel partiye katılanlara Britney’nin yeni albümü ve sanatçının imzasını taşıyan "Fantasy” adlı parfümü hediye edilecek.

 

Sony Music Türkiye’nin düzenlediği partiye katılmak için davetli olmak gibi bir şart yok sanırım.  Ancak dilerseniz bendeki davetiyeyi size ulaştırabilirim. (Ben gidemiyorum ne yazık ki!)

 

Faces – Ankara / Efsane Geri Dönüyor!

 


 

Ankara’da club kültürünün en yoğun yaşandığı yıllarda oldukça popüler olan Club 20 ve Faces gibi mekanlar teker teker yok oldu ve bir zamanlar bu mekanlarda boy gösteren çılgın clubberlar iş güç sahibi olup, evlerine kapandılar. (Tanıdıklarımın çoğu da İngilizce öğretmeni oldu nedense!)

 

Ama şimdi Faces efsanesi geri dönüyor! 20 Aralık Cumartesi gecesi Ankara Faces’ın eski yerinde (Çetin Emeç Bulvarı 78. sokak No: 22) gerçekleşecek partide DJ Jody Wisternoff’ın canlı performansı ile kendinizden geçebilir ve eski günleri yadedebilirsiniz. 

 



Radyo Yayıncıları Derneği (RAYAD), "Radyonun Yıldızları Dinleyici Oylaması"nı bu yıl 5. kez düzenliyor. Oylamaya gösterilen ilgi her geçen yıl artıyor ve doğal olarak bu oylamada dereceye girmek de giderek daha prestijli bir olay haline geliyor.

 

Derneğin merkezi daha önce Ankara’da bulunduğu için, oylamanın sonuçlarının açıklandığı ödül töreni de Ankara’da gerçekleştiriliyordu. Buna rağmen, İstanbul merkezli ulusal radyolar başta olmak üzere tüm medya kuruluşları törene katılmaya özen gösteriyorlardı.

 

Radyonun Yıldızları” ödül törenlerinin sanatçı koordinasyonu ile ilgilendiğim dönemde, Gökhan Özen ve Gökhan Tepe gibi isimlerin törene katılımlarını organize etmiştim. Ancak tören bu yıl İstanbul’da yapılacağı için, sanatçı katılımı ve basın desteği konusunda çok daha başarılı bir organizasyon olacağına inanıyorum.

 

Tüm Oylar Radyo Vizyon – Serkan Kızılbayır’a!

 


 

Gelelim bu seneki adaylara… “Ulusal radyolar” kategorisinde belirlenen dallardaki favori adaylarımı aşağıda sıraladım. Ancak özellikle dikkatinizi çekmek istediğim bir aday var: Ankara’nın en çok dinlenilen yabancı müzik radyosu Radyo Vizyon’un “2008 Radyo Yıldızı” adayı Serkan Kızılbayır.

 

Serkan, benim sadece adaşım ya da çok sevdiğim bir arkadaşım değil; aynı zamanda çok beğendiğim ve dinlerken çok eğlendiğim bir radyo programcısı. Dolayısıyla, aday gösterildiği “Yerel – Bölgesel Radyolar / Radyonun Yıldızı” kategorisinde ödül alması gerektiğine tüm samimiyetimle inanıyorum ve bunun için oylarınızı bekliyorum. Aslında diğer adaylar ile kıyaslanamayacak derecede başarılı ancak bunu oy sayısı ile de kanıtlarsak çok iyi olur.

 

Oy vermek için yapmanız gereken önce BURAYA tıklamak. Sonrasında, istenen bilgileri girerek giriş yapmak  ve açılan sayfada “yerel / bölgesel radyolar” kategorisinde yer alan “Radyonun Yıldızı” dalındaki adaylar içinden “Serkan Kızılbayır – Radyo Vizyon” seçeneğini işaretlemek. 31 Aralık’a kadar devam edecek oylamanın sonuçları, Ocak ayında düzenlenecek ödül töreninde açıklanacak.

  


 

 İşte “Ulusal Radyo” Kategorisindeki Favori Adaylarım

 

Türkçe Müzik

Radyo Tatlıses

 

Yabancı Müzik

Virgin Radio

 

Komedi - Show Programı

Yavuz’un Minibüsü / Yavuz Seçkin – Süper FM

 

Şiir - Sohbet Programı

Favorim Yok

 

Kültür - Sanat Programı

Favorim Yok

 

Spor Programı

Favorim Yok

 

Liste Programı

Dj Funky C ile Chat Zone – Power FM

Not: Bu kategoride 2006 yılında 2., 2005 yılında ise 3. olmuştum. 2006 yılının sonuç listesi için tıklayın.

 

Radyo Tiyatrosu

Favorim Yok

 

Çocuk Programı

Favorim Yok

 

Haber Spikeri

Habil Ceyhan – Radyo Tatlıses

 

Özgün Radyo Programı

Ah Mazi – Pal FM

 

Radyonun Yıldızı

Emel Yalçın – Radyo Tatlıses

 



Sağım, solum, önüm, arkam festival bugünlerde. Bu durumdan şikayetçi olduğumu düşünmeyin sakın. Geçtiğimiz ay başlayan ve yaza kadar devam edecek olan film festivalleri maratonu, gerek Türkiye’nin lider sinema sitesi Sinemalar.com’daki görevim, gerekse sinema dünyasını yakından takip eden bir sinemasever (sinefil değilim!) olmam nedeniyle fazlasıyla ilgimi çekiyor. 

 

Hal böyle olunca; Sinemalar.com’un medya desteği verdiği etkinlikler başta olmak üzere, Türkiye çapındaki tüm film festivallerini takip etmem gerekiyor. Katıldığım festivallerden izlenimler, görüntüler ve özel röportajlar Sinemalar.com’da yayınlanıyor. Ancak blogumun takipçileri için de bazı notlarım var.


Fest-i Kült 4 / Kültürlerarası Film Festivali

 



Bu festivalin benim için ayrı bir yeri var. Herşeyden önce tamamen gönüllü olarak çalışan bir ekip tarafından organize ediliyor Fest-i Kült. Çoğu üniversite öğrencisi genç arkadaşlar. Ayrıca, sevgili Fırat İleri başta olmak üzere, festivalin koordinatörleri ile arkadaş gibi olduk artık. “Fest-i Kült 4”ü kendi festivalim gibi benimsediğimi söyleyebilirim.

 

Sinemalar.com’un internet sponsorluğunu üstlendiği festival, 20 Kasım Perşembe gecesine kadar devam edecek. 24 ülkeden, 90 filmin seyirci ile buluştuğu festival kapsamında gösterilen filmleri izlemek için hala vaktiniz var. Filmler, Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda gösteriliyor. Programa ulaşmak için lütfen tıklayın.

 



Bu arada, 16 Kasım Pazar akşamı saat 21:00’de düzenlenen Sinemalar.com Özel Gösterimi oldukça iyi geçti. Amerikalı yönetmen Signe Baumane’nin “Teat Beat of Sex” (Cinsellikte Göğüs Ucu Devrimi) adlı filmi ve İngiliz yönetmen Susan Everett imzalı “Mother, Mine” (Ana Ocağı), izleyenlerden tam not aldı.

 

 3. Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali

 



Türkiye’nin lider sinema sitesi Sinemalar.com olarak, festivalin medya sponsorları arasında yer aldığımız için, bu sene daha yakından takip ediyorum Bursa İpek Yolu Film Festivali’ni.

 

Bu yıl 28 Kasım- 4 Aralık 2008 tarihleri arasında, Bursa’da, üçüncü kez düzenlenecek olan festivali tanıtmak amacıyla 15 Kasım Cumartesi gecesi İstanbul Çırağan Sarayı’nda oldukça görkemli bir basın toplantısı yapıldı.

 

Şu ana kadar katıldığım en havalı basın toplantısı olduğunu söyleyebilirim. Toplantı sonrasında Çırağan’ın ihtişamlı salonlarından birinde eğlenceli bir kokteyl verildi. Kokteyle, lezzetli yiyecekler ve sınırsız içkinin dışında, Hakan Aysev ve Meyra’nın seslendirdiği unutulmaz film müzikleri de eşlik etti.

 

Gecenin sonunda, Sinemalar.com adına teşekkür plaketi almak üzere sahneye çağırdılar beni. Sunuculuk deneyimlerimden, sahneye davet eden taraf olmaya alıştığım için, sinema dünyasının önemli isimlerinin biraraya toplandığı böylesine özel bir gecede, sahneye çıkıp plaket almak farklı bir tecrübe oldu benim için. İtiraf etmeliyim, bu kesinlikle daha keyifli.

 

Ödül aldığım anı görüntülemeyi başaramayan sevgili arkadaşım Burcu Türer’e, gece boyunca yaptığım röportajlarda çektiği güzel fotoğraflar için teşekkür ediyorum. Eyşan Özhim (Başka Semtin Çocukları), Atilla Saral (Son Cellat), İzzet Günay, Murat Han (Vicdan, Mutluluk) ve Ayça Damgacı (Gitmek) ile yaptığım özel röportajları okumak için takipte kalın lütfen.

 

20. Ankara Uluslararası Film Festivali

 



Başkentin gözde sinema etkinliği, Ankara Uluslararası Film Festivali 20. yılında. Şu anda festivale dair netleşen tek bilgi, 12 - 22 Mart 2009 tarihleri arasında düzenleneceği.

 

Festival kapsamında düzenlenecek Ulusal Kısa Film, Ulusal Belgesel Film ve Ulusal Uzun Film yarışmalarına katılmak isteyenler, başvuru formları ile birlikte filmlerini 26 Aralık 2008 tarihine kadar Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı’na gönderebilirler.

 

Yarışmaların yönetmeliklerine ve başvuru formlarına http://www.filmfestankara.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.