Serkan Tavşanoğlu'nun Blogu

SABAH GAZETESİ, MAG DERGİ ve SİNEMALAR.COM'da yayınlanan YAZI ve RÖPORTAJLARIM...



Emre Aydın’dan sonra maNga’nın da bir MTV heykelciği oldu. MTV Avrupa Müzik Ödülleri’nde Türkiye’yi temsil eden maNga, “Avrupa’nın en iyi sanatçısı” seçildi.

Aynı kategorideki diğer adayları düşündüğümüzde (geçtiğimiz yılın Eurovision fatihi, Rusya’nın gay pop starı Dima Bilan da onlardan biri), maNga’nın başarısına şaşırmamak gerek. Ancak yine de, dünya müzik endüstrisi için oldukça önemli bir gecede sahne almak, üstüne bir de ödüllendirilmek hafife alınacak bir şey değil elbette.

Ferman ve Cem başta olmak üzere, tüm maNga ekibini tebrik ediyor; menajerleri Hadi Elazzi’ye bol kazançlar diliyorum :)

Shakira, Leona Lewis, Green Day, Foo Fighters ve Jay-Z’nin de sahne aldığı gecenin fotoğrafları, bugün basına servis edildi. Hoşuma gidenleri, sizinle de paylaşmak istedim.












 



Yeni bir MTV EMA Parti gecesi ve Serkan yine iş başında. Bu yıl sahne arkasında, o kulis senin, bu kulis benim koşturup, aday sanatçılar ile röportaj yapmak yerine; organizasyona odaklanıp, performansları değerlendirmek istedim. Manga’nın galibiyeti ile sonuçlanan gecede, kulis dedikodularını da kaçırmadım elbette!


Maslak Refresh the Venue’de düzenlenen MTV Avrupa Müzik Ödülleri Partisi’nde, MTV EMA 2009’da Türkiye’yi temsil etmek için yarışan Atiye, Manga, Bedük, Nil Karaibrahimgil ve Kenan Doğulu sahne aldı.

Sanatçıların dört şarkılık kısa performansları ile ilerleyen gecenin sunuculuğunu, geçtiğimiz yıl MTV Avrupa Müzik Ödülleri’nde “Avrupa’nın en sevilen sanatçısı” ödülünü kazanan Emre Aydın üstlendi. Önümüzdeki günlerde piyasaya çıkacak İngilizce single çalışmasının heyecanını yaşayan genç şarkıcının, sunuculuk işinden pek keyif almadığını hissettim ben. Her anons öncesinde “bitse de gitsek” der gibi bakıyordu gözleri. Ancak sahne arkasında sohbet ederken keyfi gayet yerindeydi. 

Sahne değişimlerinde seyircinin motivasyonunu düşürmemek için kurulan alternatif sahnede ise Ege Çubukçu ve Özgün şarkılarıyla kalabalığı coşturdu.



Atiye


1988 doğumlu olduğuna hala inanamadığım Atiye’nin, 2009 yazını “salla”yan isimlerden biri olduğuna şüphe yok. Eğlenceli klibi sayesinde daha da çok sevdiğimiz şarkısı “Salla”, Atiye’yi takip edilmesi gereken isimlerden biri haline getirdi. Bir sonraki adımını merakla beklediğimiz genç şarkıcının, MTV EMA gecesindeki performansı çok daha iyi olabilirdi.

Daha ilk şarkısında teknik bir aksaklık yaşanınca, söylediği şarkıyı ve koreografiyi yarıda kesmek zorunda kalan Atiye, dağılan konsantrasyonunu toparlamakta zorlandı. Ancak çıplak sesiyle bile harikalar yaratabilecek güzel şarkıcı, finalde seslendirdiği “Salla” şarkısı ile kendine geldi ve hevesimizi kursağımızda bırakarak sahneden indi.

 

Manga


Atiye’den sonra sahneye çıkan Manga’nın, enerjisi yüksek performansları ve sürprizleri görülmeye değerdi. Grubun vokali Ferman’ın sesini ve yorumunu oldum olası beğenmişimdir. Ancak o gece bir başkaydı Ferman...

Seyirciden gözlerini bir an olsun kaçırmadan söyledi şarkılarını. Sesinin hiçbir telini esirgemedi bizden. Kendinden emindi, sahneye hakimdi ve görünen o ki, çok keyifliydi. Sanki MTV Avrupa Müzik Ödülleri Türkiye oylamasını Manga’nın kazanacağı önceden bildirilmişti gruba. Sahneye çıktılar ve zafer kutlaması yaptılar adeta.


Bedük


Fazla söze gerek yok. Kendini baştan yaratan ve elektronik müzik yaparak bir pop yıldızı kadar popüler olmayı başaran, özel bir isim BedükMTV EMA Parti’de beyazlar içinde çıktı seyircilerin karşısına. Her şarkıda biraz daha artan enerjisi sayesinde, finalde “zıplayan kafalar” oluverdik hepimiz. Ama sanırım o gece en çok Bedük’ün eşi Zehra eğlendi. Düşünsenize, yüzlerce insanı çılgına çeviren adam, her gece onun yanında uyuyor!

Sahne arkasında iş konuşma fırsatımız da olduk Bedük'le. Türkiye müzik sektörüne ilham verecek yepyeni bir projede beraber çalışmayı planlıyoruz. Gelişmeler için takipte kalın.


Nil Karaibrahimgil


Bayanlar baylar, işte gecenin yıldızı! Yardımcısının kolunda, küçük adımlarla yürüyerek, etrafına gülücükler saçan Nil Karaibrahimgil; sahne arkasına gelir gelmez kulisine geçti ve ismi anons edilene kadar bir daha hiç çıkmadı. Geçen yıl Hande Yener de aynısını yapmıştı. Kadınların sahne öncesi hazırlık süreçleri yoğun oluyor tabii.

GNL Entertainment’ın sahibi Çağrı Günal ile birlikte Nil’in kulisine gittiğimizde, biraz stresli görünüyordu. Kirpikleri gözüne batıyor ve konuşurken sürekli gözlerini kısmak zorunda kalıyordu. Her zaman olduğu gibi, çok şekerdi!

Nil Karaibrahimgil sahneye çıktığında, başka bir şeye dönüştü. Sahnenin ortasına yerleştirilen sehpanın üzerine çıktı, elbisesinin beyaz kanatlarını açtı ve “Aşkımız Her Zamanki Gibi Tehlikede”yi söylemeye başladı. Şarkılar hareketlendikçe yerinde duramayan Nil, soluğu seyircilerin yanında aldı. Sahnede oradan oraya koşturdu, dans etti, coştu.

Seviyorum Sevmiyorum”u söylerken bir ara klipteki gibi “stage diving” yapacak sandık ama son anda kendine engel oldu. MTV Avrupa Müzik Ödülleri Türkiye Partisi'nde, baştan sona kusursuz ve göz alıcı bir performans sergiledi Nil KaraibrahimgilMTV EMA’ye neden Nil’i göndermediğimizi hala anlamış değilim.

 

Kenan Doğulu


Kenan Doğulu geceye geç katılarak, “yoksa sahneye çıkmayacak mı?” kaygısını yaşattı bizlere. Sahne arkasında herkes oradan oraya koşturuyorken, Kenan Doğulu’nun kulisi bomboştu. Ne zaman geldi, ne zaman gitti; anlamadık bile.

Nil’i izleyip kulise döndüğümüzde, Kenan Doğulu’yu arkadaşlarıyla sohbet ederken bulduk. Yorgun görünüyordu ama keyfi yerindeydi.

Saat 01:00’e doğru sahneye çıktığında, Refresh the Venue’de kalabalık azalmıştı. Nil Karaibrahimgil’den sonra verilen uzun ara, ortamın enerjisini düşürdü ve insanlar esnemeye başladı. Gitme vaktinin geldiğini düşünmeye başlamıştım ki; siyah deri ceketi ve elindeki gitarı ile rock yıldızlarına benzeyen Kenan Doğulu belirdi sahnede.

Gecenin finalini Kenan Doğulu gibi eğlence garantili, büyük bir isimle yapmak akıllıcaydı doğrusu. Böylelikle gecede yaşanan tüm aksaklıklar unutuldu. MTV EMA Türkiye partisi, ikinci yılında da görkemli bir şekilde sona erdi.


MTV EMA Türkiye Partisi Kulis Fotoğrafları

 



Dünyanın bir numaralı müzik televizyonu MTV’nin Türkiye kanalı MTV Türkiye yayına başladığından beri, Türk müzik sektöründe gözle görülür bir “gelişim” yaşanıyor. Pop, rock, hip-hop; hangi kulvarda olursa olsun, yapılan tüm çalışmalarda, ses kalitesi ve görsellik açısından “çıtayı yükseltme” girişimleri kendini gösteriyor. Bütün bu çaba, MTV’nin yayın kriterlerine uygun bir sanatçı olabilmek için. Kolay değil; dünyanın 168 bölgesinde, yaklaşık 1 milyar kişi tarafından izlenen bir müzik kanalından, daha doğrusu bir ‘müzik fenomeni’nden bahsediyoruz.

Hal böyle olunca; bu yıl MTV Avrupa Müzik Ödülleri Töreni’nde Türkiye adına kimin yarışacağı merak konusu oldu. Bu önemli gecede, diğer ülke birincileri ile, “Avrupa’nın En İyi Sanatçısı” ödülünün sahibi olabilmek için yarışacak ismi belirlemek amacıyla, MTV Türkiye’nin web sitesinde bir izleyici oylaması yapıldı. Oylamada Hande Yener, Hayko Cepkin, Hadise, Emre Aydın ve Sagopa Kajmer gibi, farklı tarzlarda müzik yapan beş şarkıcımız aday gösterildi.

11 Ekim Cumartesi gecesi Maslak Refresh The Venue’de düzenlenen, yüzlerce müzikseverin katıldığı MTV EMA Parti’de oylamanın sonucu açıklandı. MTV  ile büyümüş bir müzik yazarı olarak; bu geceyi kaçırmam düşünülemezdi.

Nitekim kaçırmadım da. Avrupa’daki benzerleri kadar olmasa da, yine de heyecanlı geçen geceyi sizler için canlı canlı izledim. Hatta oylamada aday gösterilen tüm sanatçıları kulislerinde teker teker ziyaret ettim. MTV EMA Parti’den notlar ve hiçbir yerde bulamayacağınız özel görüntüler bu yazıda...


Etkinlik ve röportaj fotoğraflarını çekmesi için Cevher’i yanıma aldım ve düştük İstanbul yollarına. Maslak Refresh The Venue’ye vardığımızda, ortam çok hareketli görünmüyordu. Basın masasında bizi Yasemin (MTV Türkiye) karşıladı. Hazır bahsi geçmişken, kendisine özel teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Şu ana kadar birçok organizasyonu takip ettim, basına karşı bu kadar duyarlı ve ilgili yaklaşan birini daha görmedim. Yasemin’in verdiği kartları taktık ve basın için ayrılan bölümde yerimizi aldık.

Biz hazırlıklarımızı yaparken, Hande Yener’in ekibindeki dansçılar ile karşılaştım. Son olarak “Hipnoz” klibinde izlediğimiz bu marifetli çocuklar, Hande Yener’in tüm kliplerinde ve konserlerinde kendisine eşlik ediyorlar. Biraz konuştuktan sonra, MAG’da yayınlanacak izlenim yazısında onlardan da bahsetme sözü vererek yanlarından ayrıldım.


Tam Cevher’in yanına çıkıyordum ki, Hande Yener’in menajeri ve evlenmek üzere olduğu sevgilisi Kadir Doğulu ile karşılaştım. Son gördüğümde saçı kısaydı (ve o haliyle Cevher’e çok benziyordu!). Ama o gece uzun saçlıydı “Romeo”. Hande Yener’i sordum; “ Çok yorgun Serkan. Üç gündür konser veriyoruz, kuliste yarı uykulu şekilde bekliyor” dedi. “Kuliste tekrar görüşürüz” diyerek ayrıldık.   

Kapılar açıldıktan sonra, Refresh The Venue tıklım tıklım dolmaya başladı. Bu arada mekanda, VIP konuklar için ayrılan bölümde, küçük bir kokteyl verildi. Ben VIP bölümünü sadece tuvalete gitmek ve birkaç kadeh içmek için kullandım.

Gece Toprak Sergen’in hoşgeldiniz anonsu ile başladı. Meğer Toprak Sergen, MTV Türkiye’de “İkilem” adlı bir program sunmaya başlıyormuş. 17 Ekim’de başlayacak program farklı formatta bir talk-show programı olacakmış. O nedenle, gecenin sunuculuğunu Toprak Sergen’e yaptırmak istemişler. Bir insan hiç mi yaşlanmaz? Toprak Sergen 20’lik bir genç gibiydi sahnede. Ben kendimi bildim bileli Toprak Sergen var ama hala benimle aynı yaşta gibi görünüyor, maşallah!

Bu arada, MTV Türkiye’den Yasemin, Toprak Sergen ile yeni başlayacak programı hakkında röportaj yapabileceğimizi söyledi. Bu sayede, tiyatrodan sinemaya, televizyondan müziğe; show dünyasının tüm kulvarlarında başarılı işler çıkarmış olan Toprak Sergen ile de tanışmış ve onu yakından tanıma fırsatı bulmuş oldum. Toprak Sergen ile yaptığımız bu keyifli söyleşiyi yakında yayınlayacağım.



Biliyorum siz sanatçıların sahne performanslarını ve kulis dedikodularını merak ediyorsunuz. Öyleyse hemen başlayalım...

 
Hayko Cepkin

 
Hayko Cepkin’in sahne performansı kelimenin tam anlamıyla ‘ürkütücü’ydü. Bu imajdan hoşlanıyor Hayko ve gördüğüm kadarıyla izleyenlerin çoğu da oldukça memnundu Hayko’dan. Bembeyaz bir kostüm içinde çıktı sahneye adamımız ve Türkçe sözlü olduğu halde tek bir kelimesini bile anlamadığım şarkılarını, gerilimi yüksek bir sahne şovu eşliğinde söyleyiverdi. Bir ara gitaristine çelme takarak, onu önce yere yatırdı, sonra da üzerine oturarak, soft-erotik bir performans sergiledi. Müziğini sevmiyorum diye eleştirecek değilim. Ben hoşlanmasam da, belli ki ciddi bir dinleyici kitlesi var Hayko Cepkin’in. Ancak tüm şarkılarını çığlık çığlığa söylemesi nedeniyle, performansının bir süre sonra gürültü kirliliğine dönüştüğünü düşündüğümü söylemeliyim.

Kuliste ise oldukça keyifliydi Hayko Cepkin. Özellikle Emre Aydın ile uzun uzun sohbet etti. Finalde Toprak Sergen kazananı açıklarken, o kendi halinde espriler yaparak eğleniyordu. Belli ki kazanan olmak ya da olmamak, çok da önemli değildi Hayko Cepkin için.


 

Sagopa Kajmer 


Ben Sagopa’yı çok sevdim. Ve onu sahnede izlediğimde, insanların bu çocukta ne bulduklarını anladım. Sagopa Kajmer, yanılmıyorsam 1975 Samsun doğumlu bir adam. Genel tavrı ve sahnedeki duruşu ile, alışılmış sanatçı kriterlerinin çok dışında bir profil çiziyor. Seyirci ile iletişimi şahane. Dinleyicisine karşı mesafeli ama ilgili. Şarkıları da ince düşünülmüş sözler içeriyor. Türkiye’nin en başarılı rap şarkıcılarından biri olarak değerlendirilen Sagopa Kajmer, MTV EMA Parti’de gördüğüm kadarıyla, bu sıfatı hakediyor.

Toprak Sergen röportajını, Sagopa Kajmer’in kulisinde yaptık. Biz tam sohbet ederken içeri girdi Sagopa ve yanımıza oturup, söyleşiye eşlik etti.


 Hadise


Sıra geldi gecenin yıldızına. Hadise, 1985 doğumlu gencecik bir kız aslında ama yaptığı ağır makyaj ve tercih ettiği feminen kıyafetler sayesinde, sahnede tam bir “sex bomb” gibi görünüyordu. Akrep burcu olduğunu okumuştum bir yerde. İçindeki ‘seksi kadın’ı saklaması mümkün olmuyordur eminim.

Hadise’nin o geceki sahne performansı dört dörtlüktü. Fazlasıyla Beyonce’u anımsatan dansı, karşısındakini eritecek derecede etkileyici bakışları ve canlı söylerken bozulmayan güzelim sesi ile izlemeye değer bir show sundu sevenlerine Hadise. Açıkçası ben Hadise’nin bu kadar iyi olabileceğini tahmin etmiyordum. Performansından sonra MTV Avrupa Müzik Ödülleri töreninde Türkiye’yi temsil etmesi gereken kişinin o olduğunu düşünmeye başladım. Anca sonuçlar benimle hemfikir değildi.


 

Hadise kuliste, arkadaşları ile parkta oynayan çocuklar gibi eğleniyordu. Bir ara, kendileri çalıp, kendileri söylediler; bir de üstüne dans ettiler. Ben neredeyse ortalarına geçip, dans etmeye başlayacaktım ki; kuliste basın mensubu olarak bulunduğumu hatırladım. Tam o esnada güzel bir fotoğraf karesi yakaladı Cevher. Hadise’nin önünde, arkası dönük olan beyaz gömlekli ben değilim.



 Emre Aydın

 
Emre Aydın ile tanışıklığımız yıllar öncesine dayanıyor. Emre henüz bu kadar meşhur değilken, 6. Cadde adında bir grubu vardı, İzmir’de üniversite yıllarında kurduğu. Derken bu grup ile katıldıkları bir yarışmada dereceye girmişlerdi ve ben de Emre’yi radyo programıma konuk almıştım. Telefon bağlantısı yoluyla yapılan bu röportaj, ikimiz için de çok keyifli geçmişti. Programdan sonra bir süre haberleşmeye devam etmiştik. Hatta Emre, bir Kurban Bayramı’nda benim ve ailemin bayramını kutlayan bir mesaj göndermişti, ki daha önce hiçbir konuğumdan görmemiştim bu inceliği. İşte o andan itibaren, artık Emre Aydın ne yaparsa yapsın, benim için tartışmasız ‘iyi’ydi. Emre Aydın ile ilgili bu “pozitif önyargım” uzun süre devam etti. MTV EMA Parti’nin kulisinde karşılaştığımızda, sesimi duyar duymaz “Serkaaan!” diyerek beni hatırlaması, taşıdığım iyi duyguların karşılıklı olduğunu hissettirdi bana.


Emre’nin performansını izleyemedim, çünkü o esnada Toprak Sergen ile röportaj yapıyordum. Ancak kulise ulaşan alkış sesleri, konserin güzel gittiğinin göstergesiydi. Gecenin finalinde yüzü gülen isim Emre Aydın oldu biliyorsunuz. Toprak Sergen, Emre Aydın’ın ismini anons ettiğinde, Emre’nin sevinci ve ekip arkadaşlarının coşkusu görülmeye değerdi. Hafife alınacak birşey değil elbette. Emre Aydın, MTV Avrupa Müzik Ödülleri Töreni’nde Türkiye’yi temsil edecek ve dereceye giremese de, yaklaşık 1 milyar insanın izlediği, tüm Avrupa basını ile müzik sektörünün önde gelen isimlerinin takip ettiği bir organizasyonda sahneye çıkarak şarkılarını söyleyecek. Çok az sanatçıya nasip olur böylesi. Başarılar diliyorum.

 
Hande Yener



Bayanlar baylar, karşınızda gecenin kraliçesi; Hande Yener. Sanırım Ankara Sheraton Otel’de yaptığımız uzun soluklu ve oldukça samimi röportajdan sonra, Hande Yener kanıma girmeyi başardı ve dokunulmazlığı olan sanatçılardan biri haline geldi.


O gece de, oldukça güzel ve etkileyiciydi Hande Yener. Diğer sanatçılar kulisin salonunda neredeyse ip atlayıp, top oynayacakken; o odasından hiç  çıkmadı. Bunun sebebi, yazının başında da bahsettiğim gibi, üç günlük bir konser maratonu sonrasında yorgun düşmüş olmasıydı. Hande Yener ile karşılaştığımızda, “İstanbul’a mı geldin?” diye sordu. Sadece MTV EMA Parti’yi takip etmek üzere geldiğimi söyledim. Bendeki bu meslek aşkına şaşırdı tabii.




Normalde fotoğraf çektirmeyi pek sevmeyen bir kadın Hande Yener. Kemal Doğulu’nun objektifine poz vermeyi seviyor en çok. Ancak o gece, birlikte birkaç kare fotoğraf çekildik. Cevher Tatlıdil’in objektifine gülümseyen Hande Yener, kostümü ve makyajı ile yine son derece cool ve çekiciydi. Ben de yanında “küçük Romeo” olarak yer aldım.




Gecenin sonunda, kazananın Emre Aydın olduğu açıklandığında, Emre’yi tebrik etmek için odasından çıkan Hande Yener; Hayko Cepkin ve Emre Aydın ile bir süre sohbet etti.


Bu arada, Hande Yener’in imaj danışmanı Kemal Doğulu ile de karşılaştık.  Ben Kemal Doğulu’yu ilk tanıdığımda, İstiklal Caddesi’nin ortasında, sırtında taşıyacak kadar çok sevdiği bir sevgilisi vardı. Hala beraberler mi, bilmiyorum. Aşk hayatından haberim yok ancak gördüğüm kadarıyla iş hayatında herşey yolunda. Hem Hande Yener’in imaj çalışmaları, hem kendi albümü ile ilgili işler derken, oldukça verimli bir dönemden geçiyor Kemal. Ortak bir özelliğimizi farkettim, ikimiz de sola doğru gülümseyerek poz veriyoruz kameraya.


Yazı:
Serkan Tavşanoğlu

Fotoğraflar: Cevher Tatlıdil