Nil Karaibrahimgil Röportajı SABAH'ta!
2009-09-05

Nil Karaibrahimgil ile yaptığımız özel röportaj, bugün SABAH Gazetesi Ankara ekinde yayınlandı. Röportajın tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Nil Karaibrahimgil ile yaptığımız özel röportaj, bugün SABAH Gazetesi Ankara ekinde yayınlandı. Röportajın tamamını buradan okuyabilirsiniz.
Sağ tarafta gördüğünüz “Kategorilerim” dizinine yeni bir başlık ekleme zamanı geldi: Nil Karaibrahimgil röportajı.
Yeni albümü “Nil Kıyısında”yı çıkarır çıkarmaz, yoğun bir PR çalışmasına başladı Nil Karaibrahimgil. Sony Music’ten aldığım bilgiye göre, bizzat kendisi ilgileniyormuş kişisel markası ile.
Birçok gazete ve dergide yeni albüm haberleri çıkıyor elbette ancak herkese röportaj vermiyor Nil. Yapılan söyleşilerde kurduğu cümlelerin yanlış aktarılmasından şikayetçi. Benim böyle bir kötülük yapmayacağıma inandığı için röportaj teklifimi kabul etti. (Teşekkürler!)
Röportajdan önce, hiç sıkılmadan saatlerce dinledim “Nil Kıyısında”yı. Bu albümdeki hiçbir şarkıya kayıtsız kalmak mümkün değil sevgili okurlar. Tarif edilemez bir heyecan duyuyorsunuz bazılarında; kalkıp dans etmek geliyor içinizden. Sonra birden keyfi kaçıyor Nil’in, aklına terk edip giden sevgilisi geliyor. O dertli dertli söylüyor, siz ağlayacak gibi oluyorsunuz. Yani tam da istediği gibi, içinize işliyor tüm şarkılar.
Dinlemeye doyamadığım yeni albümü “Nil Kıyısında”yı konuşmak üzere Nil Karaibrahimgil ile bir araya geldik bu ay. Nil’in sıcaklığı, sohbetimize de yansıdı...
Nil Karaibrahimgil: Evet, vardı. Ünlü olmak değil de, şarkı söyleyen bir kız olmayı hayal ediyordum ben. Ve şarkılarımı herkesle paylaşmayı kafama koymuştum. Zaten küçük yaşlardan beri şarkılar yazıyordum ama sizinle paylaştığım ilk şarkım, “Ben Özgürüm” oldu. Ondan sonra başladı yolculuğum.
Yaptığın müziğin benzeri yok Türkiye'de. "Alternatifsiz" olduğunu söyleyebiliriz. Kimse ile yarış içinde olmamak avantaj mı senin için?
Kendimle yarış içinde olmak benim en büyük avantajım. Her albümümde bir öncekini geçmeye çalışıyorum. Her klibimde bir öncekinden daha güzel olsun diye uğraşıyorum. Kafamı çevirip bakmıyorum sağa sola, o bu ne yapıyor diye. Bakarsan, yolundan saparsın. Gözün şaşar : )
"Nil Kıyısında", şarkı sözleri açısından daha "kişisel" bir çalışma gibi duruyor.
"Kırık"ı dinlerken az kalsın ağlayacaktım. Sen sevmezdin insanları ağlatmayı. Hayırdır!
Ağlamak da güzelmiş, onu keşfettim yıllar sonra. Korkacak birşey yok ki. Hepimizin kalbi kırıldı. Bunu saklamanın manası yok. Şarkıyı dinlerken az kalsın ağlayacak olman beni mutlu etti. Demek ki şarkımla kalbine nüfuz edebilmişim. Doyasıya ağlayabilirsin, tutma kendini.
Albümün eğlence ve melankoli dozunu dengeli buluyorum aslında. Dinlerken çok eğlendiğin şarkılar da olmuştur umarım. Amacım ağlatan bir albüm yapmak değildi :) Albüm sana daha melankolik geldiyse, yolculuğum beni oralara taşımış diye düşünürüm. Ki bunu da güzel buluyorum. Yolculuk hep daha iyiye doğru çünkü.
Bende bir değişim olduğunu sen de farketmişsin aslında. Mesela daha melankolik olduğumu düşünüyorsun. Dolayısıyla, hep bildiğin gibi bir Nil yok, değişiyorum mutlaka. Uzun yıllar güzel, çok daha güzel şarkılar yazmak istiyorum. Aynı tadı alır mısınız bilemem ama keyif almanız yeterli benim için.
İnsanları şaşırtacak değişiklikler yapmayı düşünüyor musun?
Düşünerek, planlayarak değişiklik yapılmaz bence. Samimi olmaz o değişim. Gerçekten değişirsen, herşeyine yansır bu. Ben “Seviyorum, Sevmiyorum”a çekilen yeni klibimde de kendime baktığımda, daha değişik bir Nil gördüm. Hiçbir şey aynı kalmıyor ki. Ben en çok kendimi şaşırtmayı seviyorum. Başıma kendimden beklenmeyen şeyler getirdiğim zaman, çoğalıyorum.
Evet. Çok şanslıyım bu yüzden. Geçenlerde yine düşündüm bunu, bu dünyaya bir müzik kutusu olarak geldim ben. Çalıp duruyorum. İnsanların dinlemesi için yapıyorum ve çalıyorum şarkılarımı. Benim görevim de bu.
Seni Nelly Furtado'ya çok benzetiyorum. Aslında Nelly Furtado'yu da sana. Var mı özel bir ilgin kendisine ya da müziğine?
Aslında vardı bir zamanlar. “I’m like a bird” şarkısını ve klibini çok beğeniyordum. Sonradan birşeyler oldu ona ve sevdiğim halinden çok uzaklaştı. Artık ilgimi çekmiyor ne yazık ki.
Eurovision sahnesine çok yakışacağını düşünüyorum. Rengarenk bir kostüm giymişsin, eğlenceli bir şarkı söylüyorsun, içinden geldiği gibi dans ediyorsun. Şansımız çok yüksek olurdu bence. Hiç düşündün mü ya da istedin mi Eurovision'a katılmayı?
Bunu daha önce düşünmüştüm. Şimdi sen sorunca tekrar düşündüm. Ama yok, hiç heyecanlandırmıyor beni. Bir eğlence programı olarak görüyorum Eurovision’ı.