Serkan Tavşanoğlu'nun Blogu

SABAH GAZETESİ, MAG DERGİ ve SİNEMALAR.COM'da yayınlanan YAZI ve RÖPORTAJLARIM...



İçki içmeyen ve seks yapmayan bir adam olsaydı, belki de daha çok sevilirdi Teoman. Magazin basını gözünü Teoman’ın uçkuruna diktiği günden beri, şarkılarından çok, yatak hikayeleri ile gündeme gelir oldu ünlü şarkıcı.

 

Halbuki o; bugünlerde adına “Türk rock müziği” dediğimiz bir türün oluşumuna büyük katkılarda bulunan, dokunaklı ve nitelikli şarkı sözleri ile daima “iyi müzik” yapan başarılı bir sanatçı. Hatta 90’ların gerçek anlamda tek “rock yıldızı”!

 



Sadece müzikten ibaret değil Teoman’ın dünyası. “Balans ve Manevra” (2005); yapımı, çekimi, senaryosu ve müzikleri ile, yüzde yüz bir Teoman prodüksiyonu. “Mumya Firarda", "Banka" ve "Romantik” gibi filmlerde rol alan sanatçı, müzikte olduğu gibi, sinemada da farklı bir duruş sergiliyor.

 

Bugünlerde yeni albüm çalışmaları ile meşgul olduğu için, senaryosu iki yıldır hazır olan yeni film projesini erteleyen Teoman ile sadece sinema üzerine konuştuk. Bu röportajda Teoman’ın en son kiminle birlikte olduğunu değil, sanatçının Türk sineması ile ilgili görüşlerini okuyacaksınız.

 


 

Serkan Tavşanoğlu: Yönetmenlik ve oyunculukta da deneyim edinmiş bir sanatçı olarak Türk sinemasında yaşanan hareketliliği nasıl değerlendiriyorsunuz? Neredeyse her hafta bir Türk filmi vizyona giriyor...

 

Teoman: Hakikaten öyle. Bir arkadaşım anlattı. Geçen hafta sinemaya gitmiş, oynayan 8 filmden 6’sı Türk filmiymiş. On yıl önce de “Türk sineması patladı” deniliyordu. Şu anda Türk sineması çok daha iyi bir yerde. Ayrıca filmlerin kalitesi yükseliyor. Geçmiş yıllara nazaran oyunculukları daha çok beğenmeye başladım. Bunda dizilerin bile etkisi olabilir. Sektör kendini geliştirmeye başladı. Finansal koşullar çok daha iyi. Dolayısıyla sinemanın gelişimi açısından çok daha rahat bir ortam söz konusu.

 

Sinemaya ilginizi de biliyoruz. Sektördeki bu canlılık sizi nasıl etkiledi? Yeni bir filme başlamayı düşünüyor musunuz?

 

İki senedir hazır olan bir senaryom var fakat yatıyor ne yazık ki. Ara ara onu çekmek için hevesleniyorum ancak sonra geri adım atıyorum. Açıkçası çok zor bir iş sinema ve ben şu anda o güçte değilim. Yeni bir albüm hazırlıyorum. Albümü bitirip, biraz dinlenmeye, rahatlamaya ihtiyacım var. Daha sonra filme başlamak istiyorum.



 

Son dönemde çekilen Türk filmlerini takip ediyor musunuz? Dünya çapında saygın film festivallerinden ödülle döndü birçok filmimiz. Siz hangilerini beğendiniz?  

 

Üç Maymun”u çok beğendim. Nuri Bilge Ceylan, başkalarını peşinden sürükleyen bir yönetmen oldu artık. Uzun zamandır takip ediyorum filmlerini. Ancak Nuri Bilge Ceylan filmleri içinde benim favorim “İklimler”dir. “İklimler” tam benim kalbime hitap eden bir filmdi.

 

Nuri Bilge Ceylan’dan bir teklif gelse, onunla çalışmak ister misiniz?

 

Ben iyi bir oyuncu değilim. O yüzden benim çok rol yapmamı gerektirmeyecek, rahatlıkla canlandırabileceğim bir karakter olması lazım. İyi bir oyuncu olduğumu düşünmüyorum çünkü.

 



Daha çok hangi tür filmleri izlemekten hoşlanırsınız?

 

Aslında sevdiğim filmlerin hepsi birbirinden farklı. Şöyle de birşey var; ben tam anlamıyla bir sinemasever değilim. Sinemaseverler bir sürü filme giderler, hemen hemen hepsini beğenirler ya da beğenecek birşey bulurlar. Ben öyle biri değilim. Benim için edebiyat ve müzikte de geçerli bir durum bu. Bir filmi, şarkıyı ya da edebi eseri %90 sevmem ama %10’una da aşık olurum.  

 

Röportaj: Serkan Tavşanoğlu